Gitmek İstediğin Yer

Gitmek İstediğin Yer

Hepimiz bir çok farklı yolda yürür ve eninde sonunda hayat yolunda bir yerlere varırız.

Vardığımız yer bizleri pekte mutlu etmez genelde. Mevzuya bahis olan ölüm değil tabi ki ölüm durumunda ne hissettiğimizi yaşarken bilemeyiz, öyle değil mi ?.  Bahsettiğimiz hayat içerisinde vardığımız istasyonlardır.

Bu tip durumlarda genelde çevremizdeki insanların etkileşimleri daha önce öğretilenler doğrultusunda belli refleksler gösterir ve asla durmayız. Bu hareket halinde bir aracın içerisinde direksiyonda olmak gibidir genelde tabelalara bakar bir yolda ilerleyip nereye gideceğini bilmezken bile ayağını gazdan çekmeden gideriz. O öyle demişti bu böyle demişti düşünceleri ile, daha önceden başkaları tarafından içimize işleyen yüklenmişliklerimiz ile bir yere varırız.

Gitmek İstediğimiz Yer, artık farkına varmadan ulaştığımız hedefe dönüşür. Ardından manzara her ne kadar güzel olsa da ki genelde memnun olunmayan bir manzara ile karşılaşırız ve kendimizi olabildiğince huzursuz hisseder bu kadar yolu bunun için mi geldim duygusuna kapılır, üzülürüz. O da yetmiyormuş gibi bir de o kadar yolu tekrar gitmek zorundaymış gibi hisseder bir o kadar yol daha gitmeye odaklanır geri döndüğümüzde de tekrar hareket etmeye korkar bekleriz. Aslında durmanın da bir hareket şekli olduğunu belirtmeme gerek yok, en basit düşünce ile; siz durdukça yaşamdaki her şey devam etmektedir en önemlisi Zaman olmak üzere.

Kişinin ilk önce gitmek istediği yeri bilmesi gerekir.

“Gitmek istediğin Yer’i bilmiyorsan gittiğin yol’un seni mutlu edecek amaç için önemi yoktur…”

 

About

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir